Geçenlerde Stephen Covey’e ait olan “Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı” kitabını yorumlayan bir sunuma katıldım. Yıllar önce bu kitabın eğitimine de katılmıştım. Gerçekten genç yaşımda böyle bir eğitime katılma şansını elde etmiştim. Eğitimden çok etkilendiğimi hatırlamama rağmen öğrendiklerim üzerine hiç gitmediğimin farkına yine benimle aynı tecrübeyi yaşamış olan ve geçenlerde benimde aralarında bulunduğum küçük bir toplulukla yeniden kitaba dönerek etkilendiği bölümleri bizimle paylaşan arkadaşım sayesinde vardım. Ve ne yaptım dersiniz? Tabii ki ben de tekrar kitaba dönerek eğitimini aldığım konuya kitabı okumaya başlayarak tekrar döndüm. Ne kadar doğru karar verdiğimi görünce kendimi alkışlamadan edemeyeceğim… Bu hafta bu kitaptan bir alıntı yapacağım.
Hepiniz Ezop’un altın yumurtlayan kaz masalını hatırlarsınız. Bu masal günün birinde kendi kaz kümesinde pırıl pırıl bir altın yumurta bulan yoksul bir çiftçiyi anlatır. Adam önce bunun bir tür oyun olduğunu düşünür. Ama tam yumurtayı bir kenara atacağı sırada duraklar ve değer biçmeye götürür.
Yumurta saf altındandır! Çiftçi, şansının bunca açılmış olmasına inanamaz. Ertesi gün de aynı şey olunca, iyiden iyiye şaşırır. Her sabah kümese koşar ve her seferinde altın bir yumurta bulur. Adam dillere destan bir servet edinir. Bu, inanılmaz bir şeydir.
Ancak çiftçinin serveti artarken açgözlülük ve sabırsızlık da baş gösterir. Adam günler boyu altın yumurta beklemekten sıkılır. Kazı öldürerek bütün yumurtaları elde etmeye karar verir. Ancak kazın karnını yardığı zaman içinin boş olduğunu görür. Hayvanın içinde altın yumurta yoktur; onları elde etmesinin hiçbir yolu kalmamıştır. Çiftçi altın yumurtlayan kazı öldürmüştür.
Stephen Covey bu masalın içinde doğal bir yasa, bir ilke –etkinliğin temel tanımını- fark etmiş. Masalda altın yumurtalar Üretilen şey’dir ve kaz Üretilen kaynak ya da Üretme Yeteneği ’ni temsil eder. Odak noktası altın yumurtalar olan ve kaza aldırış etmeyen bir yaşam biçimi seçerseniz, çok geçmeden altın yumurtlayan kaynaktan olursunuz. Diğer taraftan altın yumurtaları hedef almadan yalnızca kazla ilgilenirseniz; çok geçmeden kazı da kendinizi de besleyecek parayı bulamazsınız.
Etkili olmak dengeye bağlıdır, yani, Ü/ÜY dengesine. Ü, istenilen sonuçların üretilmesini, yani altın yumurtaları temsil eder; ÜY ise üretme yeteneğini, yani altın yumurtayı üreten yeteneği ya da kaynağı.
Bir örnek verelim. Evli insanlar ilişkiyi korumaktan çok altın yumurtaları, yani çıkarlarını düşünürlerse, çoğunlukla duyarsız ve düşüncesiz hale gelirler. Sağlam bir ilişki için gerekli olan asgari nezaket ve saygıyı unuturlar. Birbirlerini yönetmek için kontrol manivelalarını kullanırlar. Dikkatlerini kendi ihtiyaçlarına verirler. Kendilerini haklı çıkarmaya çalışıp diğer kişinin hatalarını göstermek için kanıt ararlar. Sevgi, duygusal zenginlik, yumuşaklık ve içtenlik azalmaya başlar. Kaz, günden güne verimsizleşir.
Şimdi herkes dönüp baksın kendi hayatındaki verimsiz kazlara. Hangi altın yumurtalara veya kazlara odaklandığımızı şöyle bir düşünelim, eminim Ü/ÜY dengesiyle olaylara karşı paradigmamızı değiştirdiğimizde sonuçlar daha mucizevî olacaktır.
İyi haftalar, sevgi ile kalın, daha çok verin, daha az bekleyin.
Levent Atmaca
Road Wars (2015) Beste Kwaliteit
10 yıl önce
0 yorum:
Yorum Gönder