22 Şubat 2010 Pazartesi

Kaan'ı beklemeye devam ediyoruz ...

Kaan'cığımızı beklemeye devam ediyoruz arkadaşlar..içim hem heyecanlı hem de sabırsız.. bir an önce gelsin istiyorum ama o anlaşılan geleceği zamanı bekliyor. bize daha gelmeden ilk öğrettiği şey sabırlı olmamız oldu, ben geleceğim zamanı kendim karar veririm tüm hayatım boyunca kararlarımı ben vereceğim mesajını bize çoktannnn iletti veled..
işte kontrolcülüğün işe yaramadığı bir durum, beklemek zorundayız.
normal doğum istediğim için sağlık koşullarının izin verdiği son güne kadar bekleyeceğim Kaan'ın gelmesini.
Kaan tam bir balık burcu olacak anlaşılan, çok merak ediyorum onunla birlikte neler yaşayacağız, bize daha başka neler öğretecek? annesinden daha sakin ve sabırlı olacağı kesin..
bazen neden hala gelmedi diye sabırsızlanıyorum,stres oluyorum ; sonra da bu stresimden acaba Kaan etkilenmiş midir diye düşündüğüm için stres oluyorum:)) yahu geçse şu son günler de sonuca ulaşsak. sonra eminim kendime başka bir sonuç belirleyip hadi bu süreç de geçse diye kıvvranıcam.. ne kadar büyük bir yanılgı.. bu şekilde ömrümüz geçiyor farkında değiliz. anın farkına varamamak, anın zevkini alamamak .. en büyük yanılgılardan , işkencelerden biri..
siz ne dersiniz?

19 Şubat 2010 Cuma

Visibilia ex Invisibilius


Anlamı " Her görünen, görünmeyenden gelir". Sadece dakikalar oldu "Tanrılar Okulu" adlı kitaba başlamam ama daha başında beni etkilemeyi başardı. Aynı kavramları hayatıma sürekli çekmekle meşgulum ama hiç te şikayetçi değilim. Huzurluyum ve sanki öğrendiğim her şey bulmacanın bir parçası. Yavaş yavaş bir araya geliyor, kendini tamamlıyor. Bu yolculuk her geçen gün daha da zevk veriyor. Hangi yolculuk? Tabii ki kendimi tanıma yolculuğu...


"Ancak kim olduğunu biliyorsan 'ben' diyebilirsin; yaşamın efendisiysen ve bir iraden varsa."


8 Şubat 2010 Pazartesi

Hayata Dair...

Geçenlerde hayatımdaki tüm sevinçleri ve üzüntüleri nasıl karışık duygularla bir arada yaşadığımın farkına vardım. Aslında bunu düşünmeme yol açan Sokrates'in bir sözü olmuştu. Neden bu kadar hoşuma gitti bu söz bilmiyorum ama düşündükçe doğruluğuna daha fazla inanıyorum.
Sokrates der ki. "Tanrılardan biri hazla elemi birleştirip karıştırmak istemiş, bunu başaramayınca, bari şunları kuyruklarından birbirine bağlayalım, demiştir"
Hayatınızdaki en haz aldığınız anları bir düşünün, kıyısında köşesinde mutlaka bir hüzün yatar, o haz için ödemiş olduğunuz bir bedel elbette ki vardır.

Bağlanmış mutluluklar kederlerin,
Kederler mutlulukların kuyruklarına;
Al demişler sana bu da senin hayatın,
Ders çıkar, öğren,
Daha sonra öğret,
İz bırakan ne kaldıysa.

4 Şubat 2010 Perşembe

Kaan'ımızı beklerken..

Bu hafta bakıcımız başladı.. artık Kaan bebeği kucağımıza alma anına çok yaklaştık, hissediyorum. Kaan da gelmek için sabırsızlanıyor.
Yarın resmi doğum iznime ayrılıyorum. bir süre için iş ortamını bırakıyorum, pasif olarak izlemede olacağım.
Benim için yapılması çok zor durumlardan biri bu. bakalım ne oranda başarabileceğim? merak ediyorum açıkçası. Tamamen oğluma odaklanmak, onun yanında olmak istiyorum dünyaya geldiği ilk zamanlarında.
9 ay boyunca anne karnında olan bir bebeğin dünyaya geldikten sonraki ilk aylarında tek ihtiyacı olan annesinin yanında olması. anne karnındayken hissettiği güven ortamını, dünyaya geldikten sonra da hissetmeye devam etmesi.
Bu hafta başında dostum Emine ve eşim Levent bana kinesiyoloji testi yaptılar. Buna göre Kaan 06.02.2010 tarihinde geliyor yanımıza.. dün gece ben de dayanamadım , testi tekrarladım kendime, sordum Kaan'a , ne zaman geleceksin diye.. bana aynı tarihi ve saat olarak da öğle zamanını verdi.
Şimdi büyük bir merakla bu zamanı bekliyorum dostlar..
Göreceğiz ; acaba sabırsızlıktan kendimizi şartlandırdık mı tarih konusunda yoksa gerçekten Kaan gelmek istediği tarihi bize net bir şekilde iletti mi?
Herkese çok güzel bir hafta diliyorum,
Sevgiler,
Meltem